1 )bir çiçek olsaydım Bir Limon Ağacının dalında Filbahri (Limon Çiçeği) olmak isterdimçünkü Mansur'un aşkı ve aşksızlığı bu çiçek uğrunaydı... (görünürde)... Ve bu çiçeğin kokusu...
hayat akıp giderken avuçlarımdaneğilip yerden toplayamıyorum parçalarımıve artık her şey için çok geç demek içinbelki de çok geçşimdi ellerim boşboşsözlerim sarhoşgönlüm olmuş bin parçaçoktan terkedip...
Ne Olacak halimSen bu satırları okurken ben cok uzaklarda olacağım... Böyle başlardı bütün bildiğimiz mektuplar, Biliyormusun? Bu ikimizin hikayesi, Şu anda nerdesin, ne yapmaktasın; Bildiğim...
.....Hallac-ı Mansur, cezbe ve sekir halinde söylediği ve mazur bulunduğu Ene’l-Hak cümlesi yüzünden idama mahkûm edilir. Onu asılacağı meydana getirdiklerinde etrafta mahşerî bir kalabalık vardır....
Degisen bir dünyada, zoraki degisiklikler yasiyoruz. Hatta en degismez sandigimiz aliskanliklar dahi degisebiliyor zamanla...Degismeyen tek sey galiba sevginin cazibesi oluyor...Birde yalnizlik duygusu...Sevginin cazibesi diyorum, cünkü...
O vakit...Bekle desem beni, bir çölün ortasında;Haceri bir teslimiyet ile beklemeyi...Ve yeni fırtınalarla içimde ki son yelkenler parçalanırken, sığınabileceğim en emin liman olmayı...Karamsarlığın her yanımı...
Sarıyı seçtim hocam, sararmış ömrüm gibi...tahta kapı önünde oturmuş beklemedeağlar ha ağlar sivri dilin gelinigüller işlemiş sandıkta ki mendileçantaya doldurup da kaçırmışlar denizine kalıyor geriye:eyvah...
FEZLEDEKE KAN mahremim ol ey güvercinlerin yıkadığı şafak yüzüme kapadığım menkıbeler yoruldu yağmurda ıslanmakta bile acemiyken üstelik ermişlerin duasında bana yer yoktu...